Shinee Shinee

2 Mart 2015 Pazartesi

Farklı Hayatlar 3.Bölüm; Gönüllü


Seolhyun ile konuşmasını bitirdikten sonra Jinyoung kendi kendine mırıldanır “Acaba bu kız nasıl biri Yongguk ile konuşmadan önce şu meşhur beyaz elbiseli kızı mı görsem acaba…” Derin bir iç çektikten sonra nezarethanelerin olduğu dar koridora doğru yürür ve dar parmaklıklar arkasında o kızı görür. Birden kalbi daha hızlı atmaya başlar… Hayatında hiç atmadığı kadar hızlı. Kız o demir parmaklıkların ardında kana bulanmış bembeyaz elbisesine sımsıkı sarılmış nezaretin bir köşesinde ağlamaktadır…
Jinyoung afallar, ayakları onu ileriye bir adım bile atmaz. Sanki yere çivilenmişçesine olduğu yerde dona kalır. Gözleri o ilk kez gördüğü kızın üstünde elleri ise kalbinin hızlı atışlarını durdurmak için kalbindedir. Her ne kadar polis merkezinde ki en uzman komiserlerden biride olsa böyle bir durumda bir çıraktan başka bir şey değildir. On dakika öylece dona kalıp kızı izledikten sonra silkelenip kendi kendine mırıldanır. “O kadar kız içinden neden o?”
Mırıldanlamalarını bitirdikten sonra beyaz elbiseli kızın yanına gitmeden geri döner. O an onu sorgulamak için geldiği nezarethanede belki de ilk aşkını bulduğunu ve dünyanın hiç adil olmadığını düşünür. Daha sonra sorgunun detaylarını öğrenmek için Yongguk’un yanına gider…

-Merhaba adamım nasılsın?
-İyim Yongguk asıl sana sormalı akşama kadar merkezde oturan sensin.

Yongguk bozulmuştur ama bunu belli etmez nede olsa bunun intikamını almak için eline çok fırsatlar geçecektir. Hafif bir gülümseme ile Jinyoung ile konuşmaya devam eder.

-Sakin ol şampiyon… Hadi ağzında ki baklayı çıkarda odama neden geldiğini söyle.
-Şu X sokakta gerçekleşen cinayetin şüphelisi kızı sen sorgulamışsın? O sorguya bir göz atabilir miyim?
-Tabi ki.

Yongguk, komiserler arasında en güçlü olanlardan biridir. Babasının haksız yere hapis yediği gün kendi kendine tüm dünyada adaleti sağlayıp suçluları yakalayacağına söz vermiştir. O günden beri çok güçlü olmuştur ama bir gün biri kız ile tanışmış ve onun yanında yüzündeki güçlü maskeyi düşürmüştür. İşte Yongguk bu kişiden sorgu dosyasını getirmesini istemiştir. O kişi Seolhyun’dur.

-Buyurun komiserim istediğiniz dosyalar.
-Bana değil Jinyoung komiserine uzat lütfen.
-Teşekkürleri Seolhyun. Ben artık işimin başına döneyim. Yongguk bu dosyaları inceleyip geri vereceğim.

(1 Hafta Sonra)
X sokakta ki cinayetin üzerinden tam tamına bir hafta geçmiştir. Polis katili bir türlü bulamamıştır. Beyaz elbiseli kızda delil yetmezliğinden dolayı serbest bırakılmıştır. Ancak polis merkezinde ki çoğu kişi hala ondan şüphelenmektedir. Bu konu hakkında konuşmak için tüm komiserler toplantı odasında toplanmışlardır. Baş Komiser Leeteuk dâhil… Leeteuk’un tiz sesi ile toplantı başlar…

-Merhaba değerli meslektaşlarım. Bugün burada X sokakta ki cinayet ve cinayet zanlısı olan kız hakkında konuşmak için toplandık…

Yarım saat boyunca komiserler hararetli bir şekilde Komiser Yongguk’un anlatımı ve Baş Komiser Leeteuk’un yönlendirmesi ile cinayet hakkında tartışırlar. Komiserlerin çoğunluğu kızın katil olduğu fikri üzerine yoğunlaşmaktaydı. Tüm komiserler birbiri tartışmada iken komiser Jinyoung ağzını bile açmamaktadır. Daha fazla dayanamaz ve elindeki kitap ile herkesin duyabileceği yükseklikte bir ses çıkartır. Şimdi tüm dikkatler onun üzerindedir ve gözleri onun ağzından çıkacak lafları duymak için iki dudağının arasındadır. Jinyoung derin bir nefes alır. “Bunu yapmalıyım!”

-Madem kızın katil olduğundan şüpheleniyoruz öyle ise içimizden biri sivil olarak kızın etrafında olsun. Böylece kız hakkında geçerli bir kanıt bulunursa bu dava kapanır. Bulunmaz ise de kız aklanır ve suçsuz olduğu kabul edilir.

Herkes bu fikirden memnundur ama hiç kimse bu işi yapmak için gönüllü gibi görünmemektedir. Baş komiser konuşmaya başlar.

-Peki, aranızda kim-
-Ben yaparım…

Daha sözünü bitirmeden sözü Jinyoung tarafından kesilmiştir. Salondaki herkesin kafasında şu düşünce vardır. “Jinyoung o salonda bu işi yapmak isteyecek son kişidir. Bu işi yapmak ile ne amaçlamaktadır?”


“Sonunda kalbimin bu hızlı atışlarının sebebini öğrenebileceğim. Aman tanrım böyle bir görevi almak için kafayı mı yedim acaba. Her ne olursa olsun bu kızın ardına saklandığı gerçeği ortaya çıkaracağım katil olsun ya da olmasın… Ama neden bu kızla bu kadar ilgiliyim? Neden ondan başka bir şey düşünmez oldum? Küçükken verdiğim sözü unuttum mu yoksa? Aman tanrım ben hiç iyi değilim…”

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder